Evlilik hakkında bilmeniz gereken 5 şey

Evlilik, iki insanın aynı anda karşılıklı duyduğu aşk ve tüm hayatlarını beraber geçirme isteği muazzam bir olay. Kız isteme merasimi, nişan, evlilik hazırlıkları, nikah için gün almak, gelinlik-damatlık seçme telaşı… böylesine güzel heyecanlar yaşarken ayaklarınız yere basmıyor elbette. Çok seviyorsunuz, çok seviliyorsunuz. Peki her şey gerçekten bu kadar toz pembe mi?

Size evlilik hakkında başka hiç kimsenin vermeyeceği 5 sır vereceğiz. Hepsi tecrübe garantili

Kayınvalideniz sizin anneniz gibidir, değil mi?

Aslında bu cümle dosdoğru bir cümle. Kayınvalideniz sizin anneniz gibidir ama anneniz değildir. Aynı şey kayınpederiniz için de geçerli. Onlar eşinizin anne ve babası, sizin zaten bir anne babanız var. Bu gerçeğin farkında olursanız hayatınız çok kolaylaşır. Çünkü kayınvalidenize kendi annenize davrandığınız gibi davranırsanız sonuçlarına katlanırsınız. Kusura bakmayın ama kimse nazınızı kendi anneniz gibi çekmez. Kayınvalidenizin gerçekte kim olduğunun farkında olun ve ona göre davranın. Deyimi yerindeyse eşinizin aile büyükleri geldiği zaman evinize devlet büyükleri gelmiş gibi davranın.

Bütün iyi huylar eşinize ait

Şöyle söyleyelim, evli bir kadın olduğunuzu varsayalım. Eşiniz kendi ailesini sık sık ziyaret ediyorsa ailesi için bu onun çok iyi bir evlat olduğunu gösterir. Eğer ailesini sık ziyaret etmiyorsa ailesinin düşüneceği şey “gelin oğlanı yollamıyor” olacaktır. Tüm iyi huylar ona ait çünkü o, o insanların yetiştirdiği bir çocuk. Yanlış ya da kötü bir şey yapmaz, ters giden bir şeyler varsa sorun sizdedir.

Hatta örneğin aldatılsanız, eşinizin ailesine aldatıldığınızı anlatsanız verecekleri tepki ya “bizim çocuğumuz öyle bir şey yapmaz” ya da “e yavrum sende ilgisini kaybettin çocuğun zamanla, ondan oldu bu” olacaktır.

Bu nedenle eşinizin kötü bir huyunu asla onun ailesiyle paylaşmayın, her zaman her şekilde siz suçlu olacaksınız. Sakın ola kendi ailenize de anlatmayın çünkü siz de onların biricik çocuğusunuz, onlar da daima eşinizi suçlu bulacak. Kendinize müttefik aramayın, sorunu her zaman eşinizle çözün.

Bütün iyi yönleriniz eşinizin sayesinde

Yine evli bir kadın olduğunuzu varsayarak konuşalım. Diyelim ki bir şirket kurdunuz. Eşinizin ailesinin söyleyeceği şey şu olacaktır: “Ahmet’in karısı şirket kurdu.” Peki ya o şirketi batırırsanız? İşte o zaman siz yeniden siz olacaksınız. “Ayşe şirketi batırdı.” Şirket kurabiliyorsanız bu eşiniz sayesinde ama batırırsanız kendinizi de batırırsınız. Hiçbir zaman bu sıfattan kurtulamayacağınızı bilin. Yaptığınız tüm o harika şeyleri yapan siz değilsiniz, “Ahmet’in karısı” sıfatınız…

evlilikEvlilik bir aile kurmaktır ama aile olan sadece eşiniz ile sizsiniz.

Evlilik hayalleriniz arasında muhtemelen bu yoktu, büyük, kalabalık, mutlu bir aile olacağınızı düşünüyordunuz ama ne yazık ki durum bu. Onlar zaten bir aileydi, siz gelip sonradan dahil olan bir eksiniz. Hepiniz bir aile değilsiniz, bunu erken fark edip ona göre davranırsanız hiçbir zaman üzülmez, incinmezsiniz. Sizin aileniz sadece eşiniz.

Evde yemek yokken eşiniz bir şey söylemeyebilir ama diğer insanlar için bu sizin eksikliğinizdir. Ev dağınıksa eşiniz sizin meşgul ve yorgun olduğunuzu bilir, çünkü o sizin aileniz ama diğer insanlar bunu bilmez. Bu onlara sizin dağınık olduğunuzu gösterir. Bazen misafir istemediğiniz zaman eşiniz baş başa kalmak istediğinizi anlar çünkü niyetinizi bilir. Ama diğer insanlar için “kibirli, kaba ve hiç misafirperver olmayan bir insan” olarak etiketlenip öyle kalacaksınız. Bu nedenle bazı davranışlarınızı gözden geçirin, ailem bunu anlar diye düşünmeyin. Evet aileniz yani eşiniz anlar ama onun ailesi anlayamaz. Bazen niyetinizi bilmediklerinden, bazense bilmeye gerek görmediklerinden…

evlilikSakın ama sakın kendi aranızda sohbet ettiğinizi düşünmeyin

Karşınızdaki kim olursa olsun, eşinizin abisi, ablası, annesi, babası, kardeşi, yeğeni, kuzeni, amcası, halası… Asla ve asla söylediğiniz söz konuştuğunuz kişide kalmayacak. Dönecek, dolaşacak, birisine gidecek. Hele de o aileden biri hakkında konuştuysanız sözlerinizi herkesin duyacağını bilip ona göre konuşun. Şöyle düşünün, birisi sizin hakkınızda konuştuğu zaman o söz size bir şekilde gelmiyor mu? Hem de konuşan iki kişiden duymazsınız bunu. Merve ile Duygu sizin hakkınızda konuşmuştur, Merve bunları Banu’ya söylemiştir, Banu da Gülten’e. O da gelip size söyler, aradaki dedikodu zincirini hayal edebiliyor musunuz?

Sizin sözleriniz de aynen bu şekilde yayılacak. Sözlerinizin kimseye taşınmayacağını düşünüyorsanız bilin ki Duygu da sizin dedikodunuzu yaparken lafın size taşınacağını düşünmemişti.