Aşk acısı çekerken yapmanız ve yapmamanız gerekenler

Aşk acısı hassas bir mesele, aşk kadar gerçek ve aşk kadar içten. Gönül ister ki hiç aşk acısı çekmeden hemen hayatınızın aşkını bulun ama böyle bir olasılık öyle nadir ki.

Eğer “üzülme ya sen daha iyilerine layıksın, ettiğini bulsun, köpek gibi pişman olacak” tarzında teselli sözleri bekliyorsanız yanlış yerdesiniz, bunları söylemek en yakın arkadaşınızın görevi. Ben size duymak istediklerinizi değil olması gerekeni söyleyeceğim.

Aşk acısı üzerine yaşanmışlık garantili tavsiyeler

Üzülün

aşk acısı

Evet, üzülün. Demek istediğim, üzülme ya diyenlere inat üzüntünüzü yaşayın. Ortada bir yaşanmışlık varsa bitişler her zaman acı verir. Üzülmek doğal sürecin bir parçası, acınızı yaşamak en doğal hakkınız. Bazı şeyleri tüketebilmeniz için acısını çekmeniz gerekir, ayrıca acı çekmek hazmetmenin ve iyileşmenin bir parçasıdır.

Israrla sizi dışarı çağıran insanlardan uzak durun

aşk acısı

Gün dışarı çıkalım, kafa dağıtalım günü değil, onu bir geçin. Şu an sizin için en sağlıklısı evde kalıp sakinliğin sesini dinlemek. Uzun ya da kısa, her ilişki bir tık yorucudur. Şimdi o yorgunluğu atma, dinlenme vakti. İlk maddede bahsettiğim üzülme süreci iyileşme sürecinin bir parçası ve bunun için bir süre kendinizle kalmanız şart

Hedef olduğunuzu unutmayın

aşk acısı

Bu ne demek? Şu demek: kadınların şu andaki yeni dedikodu konusu sizsiniz, sizi merak ettikleri için değil ne olduğunu merak ettikleri için sorup duruyorlar. Yakın arkadaşlarınız zaten biliyordur, değil mi? Başkalarına hiçbir şey söylemenize gerek yok.

Erkeklerin bir anda ilgi göstermeye başlamasının nedeni üzerinize güzellik büyüsü serpilmesi değil. Sizi yeni ayrılmış kafası karışık kadın olarak görmeleri… ayrılık döneminizden sonra size asılan insanlardan uzak durmanız en iyisi, çünkü onlarınki sahte bir ilgi.

Sahiden, bir ilişki yeni bitmişken ertesi gün kendinizi yenisine atmak istiyor musunuz ki?

Kırmızı ruj sürün

Çok manasız göründü, değil mi? Ama işin bilinçaltı boyutuna bakın. Ayrıldığınız zaman suçlu karşısındaki insan bile olsa birey kendini suçlamaya ve içten içe aşağılamaya başlıyor. Sinirliyken ve üzgünken kendinizi daha çirkin hissediyorsunuz. Kırmızı ruj sürdüğünüzde ise aynadaki görüntünüz bir güzellik yanılsaması yaratıyor, yani beyniniz güzel olduğunuzu, iyi olduğunuzu, harika olduğunuzu söylüyor. Ki zaten öylesiniz.

Bütün kadınlar güzeldir, en güzeli de her şeyi Bi’ Bilenn’den öğrenen kadınlar.

Mutlu kalın, çünkü bunu hak ediyorsunuz.