Kadın ve spor

Bir toplumun gelişmiş olduğunun göstergelerinden biri de spor yapan  yada spora katılımı olan kadına olan tavırları, onlara bakış açısıdır. Kadınlarımızın hayatın her alanında var olmasını benimseyecek bireyler yetiştirmeliyiz. Onları eğitmek, eşitlik içinde yaşamalarını sağlamak ve kimsenin bir başkasından sadece cinsiyeti farklı diye üstün ya da aşağıda olmadığını göstermek için kadınlarımızı her daim spora teşvik ediyor, spor yapmalarını öneriyoruz.

Dünyayı değiştirmenin yolu önce kendini değiştirmekten geçer.

Dünya genelinde spor branşlarında kadının başarısından önce düşünülen spor müsabakası veya kazanılan kupa, madalya ya da para değil cinsiyetçiliktir. Şöyle düşünün Fransız devriminden sonra kadın özgürlüğü, kadınların seçme ve seçilme hakkı, mal mülk savunma hakkı ortaya çıkmıştır. 300-350 sene önce bir toplulukta ufak bir kıvılcım sonucu meydana gelen devrimlerde kadınlara özgürlük tanınmaya başlamış ve o dönemden itibaren varoluşumuzdan itibaren yanımızda olan kadınlarımıza gerekli desteği , özgürlüğü,  hayatta yaşama hakkını tanımışlardır.

spor

O günlerden günümüze geçen süre içerisinde politikada,  eğitimde, bilimde her alanda hangi işe elini atarsa başarılı olan kadınlarımız kendisini sporda da başarılı gösterebilmek için çeşitli organizasyonlara katılmış, düzenlenen olimpiyatlardan başarılarla dönmüş ve adını tarihe altın harflerle yazdırmaya devam etmiştir.

Şimdi konumuzun amacına geri dönecek olursak eğer gelişmiş ülkelerde spor alanlarında başarılara ulaşmış erkeklerle beraber, onlardan belki de daha fazla başarı elde etmiş kadın sporcularını görebiliriz.

Kadınlarımızın spor yapması yada spor aktivitelerine katılması sadece kendileri için değil bir toplumun yükselişi için de önemli bir etkendir.

spor

Kadın sadece kendisini geliştirmez onunla beraber olan eşini çocuklarını torunlarını çevresini geliştirir. Spora olan ilgisi kültürünü geliştirir, farklılıkları ortadan kaldırır. Eşitliği bize en güzel şekilde anlatır. Bunun tam tersinin olduğu ülkelerde bakış açıları tamamen değişmektedir. Kadınların bu hayatın bir parçası olduğu gerçeği yerine karşı cinsin doğurganlık için yaratılan, ter kokmak yerine parfüm kokan, iş hayatına atılmak yerine evde yemek yapıp çocuk büyüten bir obje olarak algılaması söz konusudur. Bu toplumlarda yada şöyle söyleyelim bu kabilelerde gelişmek diye bir kelime söz konusu değildir. Onlar için var olmamıştır. Tıpkı kadınların neden var olduğunu anlayamadıkları gibi…

Ülkemizin gelişmesi, kültürel farklılıkların anlayışla karşılanması, eşitliğin, sevginin, birleştirici gücün kadınlarımızdan başladığının bilincine ulaşmak onlara gereken saygıyı göstermek gösterebilmek için hangi ortamda bulunursanız bulunun sadece kendiniz için değil çocuklarınız için aileniz akrabalarınız için daha güzel daha sağlıklı bir hayat için spora gerekli özeni gösterelim. Daha çıkık bir popo yerine daha aktif bir beyin ihtiyacı duyduğumuz şu günlerde kendinizle beraber bizi de kurtarın. Konuyu ‘’save me’’ diyerek kapatırken kendinize olan saygınızı kaybetmemenizi temenni eder sağlıkla kalmanızı dilerim.

İlginizi çekebilir: Ramazan ayında nasıl spor yapmalıyız?