Orman mühendisi Ebru Bektaş’ın hikayesi

Günümüz toplumunda orman mühendisi olarak, zor bir işi başarmış gencecik bir kadını misafir ediyoruz bu hafta. Henüz yolun çok başında olmasına rağmen hem bir kadın olarak hem genç bir mühendis olarak birçok zorlukla mücadele etmiş Ebru. Bu zorlukların devam edeceğini de biliyor fakat o azmiyle bütün bunları alt edeceğinden emin. Biz de eminiz ki o ‘erkek işini’, KADIN GİBİ başarıyla devam ettirecek.

Ebru Bektaş kimdir?

25 yaşındayım. Akdenizli olmam gerekirken yanlışlıkla Erzurumlu olmuşum (kahkahalar)  18 yaşına kadar da Erzurum’da yaşadım. Üniversite ile birlikte hayalim olan şehre göç ettim. İstanbul Üniversitesi Orman Mühendisliği bölümünü bitirdim. Şu anda İzmir’de kendi mesleğimi yapmaya çalışıyorum.

Neden erkek egemen bir meslek grubu olan orman mühendisi olmayı seçtin?

Seçme sebebim aslında çocukluğumdan beri içinde olduğum yaşamı kabul etmemden kaynaklı. Üniversite sınavına hazırlanırken hayatım boyunca atlatamayacağım bir kayıp yaşamam beni bu noktaya getirip, ömrümün sonuna kadar orman mühendisi olarak yaşamama sebep oldu. Sınavdan önce babamı kaybettim. Babam ormancıydı ve son anına kadar ” Ebru orman mühendisi olacak beraber çalışacağız” cümlesi beni kandıran cümle oldu.

Okurken ayrıştırıcı bir davranışa maruz kaldın mı?

Ne yazık ki medeniyetin olması gereken bir yerde, üniversitede dahi bu tip davranışlara maruz kaldık. Halen daha kadının elinin hamura, karnının çocuğa, ayağının evine yakıştığını düşünen erkek egemen toplumun bir parçası olmaktan kurtulamadık.

Kadınsın sen yapamazsın cümlesi gibi ucuz cümleleri çok duyduk. ‘’Kadınlar mühendis olunca rahatlar, bütün gün zaten işletmelerde, ofislerde oturuyorlar, kim bir kadını araziye götürür ki’’ diye başlayan cümlelerin ne yazık ki 4 yıl boyunca bir sonu olmadı.

Mesleğe ne zaman ve nasıl başladın?

2016 yılında mezun oldum bir yıl boyunca mesleğimin dışında işlerde çalıştım. 2017 Temmuz ayı itibariyle de sözleşmeli olarak iki ayrı işletmede çalışmaya başladım. Altı aylık bir süreci Ankara’da tamamladım. Mart ayı  itibariyle de İzmir Bergama Orman İşletmesi’nde çalışmaya başladım.

Hem bir kadın olarak hem bir orman mühendisi olarak karşılaştığın zorluklar oldu mu?

Olmaz mı ne yazık ki ülkemizde bırak orman mühendisi olmayı hâkim ol, cumhurbaşkanı ol kadınsan ne yazık ki bazılarının gözünde bir kadından ibaretsin sadece. Hatta size küçük bir anımı anlatayım:  Meslek olarak günün çoğunu arazide geçirmekteyiz arazide fidan dikimi yapıyoruz. İşçilere kısa anlatımlarla, elimizde çapalarla küreklerle fidanın nasıl dikildiğini uygulamalı anlatıp, kontrol ediyorduk. Bir işçinin hatalı yaptığını fark ettim elinden çapasını alıp dikimin nasıl yapılacağını göstermeye başladım. O esnada işçilerin başındaki adamın’’ sen ne bilmişsin daha dünkü mühendis bugün bize laf anlatıyor. Ben on beş yıldır bu işi yapıyorum elinizin hamuruyla erkek işine karışıyorsunuz.’’  laflarını işittim. Üzerime doğru yürüyüp tehdit etti.  O anki durumda kendimi savunmak yerine susmuştum. Şaşkınlık içerisindeydim, çaresizdim ama aynı zamanda kendimi ona karşı savunsam bile, onun benim varlığımı kabul etmeyeceğinin de bilincindeydim.

Okulda bizim için ‘’ofiste çalıştırırlar, onlara niye iş versinler…’’ lakırdılarına sanırım biraz cevap da olacak zorluklar yaşadım. Daha geçen ay iki bacağımdan da ameliyat oldum. Arazide o kadar yoğun çalıştık ki bir süre bacaklarımın üzerinde duramaz oldum. En son hastanelik oldum, şimdi geçici süreliğine ofis içerisine alındım. Ama tabi iyileşince tekrar arazilere döneceğim.

Şu anki konumundan memnun musun?

Şu anki konumumdan çok fazla olmasa da memnunum. Eksik olan tek kısmı var; sözleşmeli olmam. Sözleşmemiz bittiği an tekrar bir iş bulma curcunası ne yazık ki başlıyor. Bunu aklıma getirmediğim sürece şükrediyorum. Her şeye rağmen mesleğimi yapıyorum ve sevdiğim şehirdeyim.

Geleceğe dair beklentin ya da hedeflerin neler?

Milyonlarca üniversiteli genç gibi atanmak ve bir dünya turu ile kısacık ömrümü taçlandırmak.