Orhan Veli: Garip şairin, garip öyküleri

“Edebiyatın halk kitlelerine bir şeyler söylemesi lazım” der ve ekler Orhan Veli “Okur-yazarları halka doğru götüren bir edebiyat isterim”.

Orhan Veli’nin; Vatan, Tanin gibi gazetelerde ve Seçilmiş Hikayeler, Yaprak gibi dergilerde yayımlanan öykülerinin tek bir kitap altında toplandığı, yazarın edebiyat hakkındaki fikirlerinin olduğu bir konuşmasının da eklendiği “Hoşgör Köftecisi” isimli kitaptan bahsediyorum.

Orhan Veli ve Hoşgör Köftecisi

Orhan Veli

“Keşke genç yaşta kaybetmeseydik de, o güzel şiirler gibi bu güzel hikayelerden de daha çok yazsaydı.”  YKY’den Nisan 2012’de ilk baskısını yapan kitap, Orhan Veli’nin okur-yazarları halka doğru götüren bir edebiyatının ve fikir dünyasının tasvirini sunuyor.

Kitabı okurken yazarın “Beni bu güzel havalar mahvetti.” dizeleri aklınıza gelir. Beni de böyle öykü kitapları mahvetti diye ekleme yapmak isterim ben de.

Orhan Veli

“Ah biz küçük burjuvalar, ne sahte, ne yaldızdan ibaret insanlarız”. Yazarın dönemin burjuvazisine ve “okur-yazar” kitlesine getirdiği eleştiri aslında bu topraklarda yaşayan insanların zihin yapısının yetmiş yıl gibi devasa bir sürede dahi ne kadar değişmediğinin göstergesi niteliğindedir.

“Baharın Ettikleri” öyküsüyle, Sabahattin Ali’nin Bahtiyar Köpek isimli öyküsünü akla getiren Orhan Veli dönemin fikir dünyasından ve hayattan fazlasıyla beslenerek, İran sanatının da günümüzde yaptığı gibi yerelden evrensele doğru süren bir açılımla fikri altyapısının ne denli öngörülü olduğunu bize göstermiştir. Ama unutmamak lazım; “Kibarların köpekleri böyledir kılıksız insanlardan hoşlanmaz”.

“Böyle bir vaka gerçekten olabilirdi, değil mi? Öyle ya olur olur. Niçin olmasın? Halbuki olmadı. Hepsini kendim uydurdum.” Aslında gerçeklik ve edebiyatın ne denli ortak bir paydada birleşebileceğini, birleştiği zaman ortaya çıkacak üretimin ne denli önem arz ettiğini bu kitapta görebilirsiniz.

Orhan Veli

Kitabın sonunda “Orhan Veli Sanat Hakkında Konuşuyor” bölümünde “Dilin zenginleşmesini müesseselerden değil sanatçılardan beklemeliyiz” der. Günümüzde hala süregelen tartışmaların odağında kalan TDK’nın sorunlarının da ne denli geçmişe dayandığına şahitlik etmemizi ister adeta. Kendi yazdığı altı öykü, bir çeviri öykü ve bahsettiğim yazıdan oluşan kitap bir hap bilgi ve sorgulama kitabıdır.

Okuyucuyu, sanatın temel çıkış noktası olan soru sordurmaya iter. Zengin-fakir, bilgili-cahil, ölüm-yaşam, edebiyat, sanat ve aşk üzerine -” Gerçi tek var olan şey; ama saçma.” Oldukça tatmin edici ve yazıldığı dönemin yanı sıra günümüz insanını da fazlasıyla etkisi altına alacak fikirlere sahip olan kitap Orhan Veli’ye yeni bir pencereden bakmanıza da olanak verecektir.

Geçmişi ve geçmişte yaşanan tartışmaları görmenize olanak sağlamanın yanı sıra, geçmiş ve şimdi arasında yapacağınız kıyasla aslında bir arpa boyu yol gidemediğimizi fark etmemize de sebep olacaktır.

Gerçekten beslenen öyküleriyle dönemin bir haritasını çıkarmanıza sebep olmanın yanında günümüzde de ne kadar çok yol almamız gerektiğini belki de geri hareketimizi, olduğumuz yerdeki devinimimizi, sadece yolda olmanın ne denli yetersiz olduğunu yüzümüze vurmaya gelmiş ama biz okumamak için direnmişiz gibi.

Orhan Veli Kanık, Hiç bir şeyden çekmedi dünyada, fikirlerinden çektiği kadar.

İlginizi çekebilir: Sabahattin Ali ve kadın hikayelesi: Yeni Dünya