Kadına Şiddet : Ulusal ve uluslararası şiddetin boyutları

Kadına şiddet sadece ülkemizin değil ataerkil dünyanın en büyük sorunu.  Her kadın şiddete maruz kalmıştır. Şiddet şekil değiştirse de içi hep aynı.

Partner Şiddeti

Yakın eş ya da sevgiliden gelen şiddet;  fiziksel, cinsel veya psikolojik zarara neden herhangi bir davranıştır. Bu, küresel olarak kadınların yaşadığı en yaygın şiddet türüdür.

Dünya genelinde, 3 kadından 1’i fiziksel ya da cinsel şiddete maruz kalmıştır – çoğunlukla partneri tarafından.

Dünya çapında, öldürülen 2 kadından 1’i 2012 yılında sevgilileri veya aileleri tarafından öldürüldü. Öldürülen tüm erkeklerin sadece 1’i bu koşullarda öldürüldü.

kadına şiddet

Ülkemizde kadına şiddet vak’alarında en çok görülen tür, partner şiddetidir.

Ülkelerin üçte ikisi aile içi şiddeti yasaklamıştır. 37 ülkede ise kadınların tecavüzcüleriyle evlendirilmesiyle, failin ceza alması engellenmektedir.

Cinsel şiddet ve taciz

Cinsel şiddet, herhangi bir ortamda cinsel ilişki, cinsel bir harekete geçme, istenmeyen cinsel yorumlar ve girişimlerdir.

kadına şiddet

İnsan kaçakçılığı

İnsan kaçakçılığı, güç, sahtekarlık, baskı veya aldatma gibi araçlarla insanların edinimi ve sömürülmesidir. Bu iğrenç suç, dünya çapında milyonlarca kadın ve kız çocuğuyla karşı karşıya kalıyor, çoğu cinsel olarak sömürülüyor.

kadına şiddet

Kadın sünneti

FGM, tıbbi olmayan nedenlerden dolayı kadın genital organlarını kasıtlı olarak değiştiren veya yaralayan prosedürleri içerir. Aşırı fiziksel ve psikolojik acının ötesinde, uygulama ölüm de dahil olmak üzere birçok sağlık riskini taşır.

Bugün yaşayan en az 200 milyon kadın, temsili verilerin mevcut olduğu 30 ülkede FGM’den geçmiştir.

Bu ülkelerin çoğunda, kızların çoğu 5 yaşından önce kesilmiştir.

Çocuk evliliği

Çocuk evliliği genellikle kız çocuklarının eğitimine, mesleklerine ve yaşam tercihi yapma hakkının sona ermesi demektir. Araştırmalar, çocuklukta evlenen kızların, daha sonra evlenecek aynı yaştaki kızlardan daha fazla eş şiddetine maruz kaldığını doğrulamaktadır.

kadına şiddet

Türkiye’de kadına şiddet istatistikleri

Türkiye nüfusunun %49,8’ini kadın nüfus oluşturdu.

kadincinayetleri.org tarafından Bianet’e ait Erkek Şiddeti Çetelesi cinayet verileri temel alınarak oluşturulan sonuçlara göre; 2017 yılında (1 Ocak 2017 – 1 Ocak 2018 aralığında) 285 kadın öldürüldü. Bu kadınların 28’i 0-18 yaş aralığında; 18-30 yaş aralığında olanların sayısı ise 89. 285 kadın cinayeti içinde faillerin yakalanması 171 vaka için gerçekleşti; teslim olan fail sayısı ise sadece 20.

kadına şiddet

Çocuk Gelinler, Çocuk Anneler

Türk Medeni Kanunu’na göre, 18 yaşını doldurmuş erkek ve kadınlar izne gerek kalmaksızın, 17 yaşını dolduran erkek ve kadınlar da yasal temsilcilerinin izniyle evlenebilmektedir. 16 yaşını dolduranlar için ise özel bir durum oluşturulmuştur, bu yaştakiler “olağanüstü durum ve sebeplerin varlığı” şartıyla hâkim kararıyla evlenebilmektedirler.

TÜİK tarafından hazırlanan 2016 yılı “İstatistiklerle Çocuk” verilerine baktığımızda, kız çocuklarının evlilikleri ile ilgili edindiğimiz veri, 16 ve 17 yaşındakileri kapsamaktadır. TÜİK verilerine göre, 16-17 yaş grubunda olan kız çocuklarındaki resmi evlenmenin, toplam resmi evlenmeler içindeki oranı 2005 yılından 2016 yılına kadar genel bir düşüş göstermiştir. 16 yaşından küçükler için resmi nikâh uygulaması olmadığından, yapılan dini nikahların verisine ulaşılamamaktadır.

kadına şiddet

Kadına şiddet: 15-17 yaş arası annelerin sayısı oldukça fazla, bu yaş aralığında yer alanlarda toplam 16 bin 396 doğum var.

2016 yılında gerçekleşen toplam evlilikler içerisinde 16 veya 17 yaşında evlenen kız çocuklarının sayısı 27.637. Reşit olmadan evlenen erkeklerin sayısı ise 1.319. Yıllar içerisinde 18 yaşından önce evlenen kız çocuklarının ve toplam evlilikler içerisindeki oranlarının sayısında bir düşüş gözlense de, ülkemiz için halen bu sorun büyük bir önem teşkil ediyor.

TÜİK’in “Annenin yaş grubuna göre doğumlar” tablosuna göre de, verilerin en güncel olduğu 2016 yılında annenin yaşının 15’ten küçük olduğu toplam 234 doğum gerçekleştirmiş. 15-17 yaş arası annelerin sayısı da oldukça fazla, bu yaş aralığında yer alan da toplam 16 bin 396 doğum var. 2016 yılında gerçekleşen toplam 1 milyon 309 bin 771 doğum içerisinde 18 yaşından küçük anne olanların oranı da yaklaşık %1,3. Ancak, kayıt altına alınmayan, “bilinmeyen” olarak raporlanan doğumların sayısı da düşünüldüğünde aslında çocuk annelerin görünenden daha büyük bir sorun olduğu tahmin ediliyor çünkü bu sayılar yalnızca hastanede doğum yapan ve kayıt ettirilen çocukları kapsıyor.

Herşeye rağmen siz Yalnız Değilsiniz! Biz Varız!

Kaynak: UN Women