Mutluluk nedir?

Mutluluk nedir sorusuna eminim her kişi farklı cevaplar verecektir. Doğrudur, bu kavram kişiden kişiye değişir. Çünkü kişilerin sahip oldukları ve beklentileri farklıdır.

Altın kafese konulan bülbül ‘ah vatan ah vatan ‘diye ötermiş. Onun istediği onu mutlu eden şey özgür yaşadığı ortammış. Bir bebek için mutluluk anne kucağı, bir âşık için sevgiliye kavuşma, işsiz için iş, öğrenci için istediği eğitim kurumuna yerleşmek.

Mutluluk isteklere ulaşma durumudur. Zihinsel ve duygusal bir yeterlik halidir. Anlamı üzerine çok çeşitli düşünceler mevcuttur. Asgari tanım olarak “ulaşmış olmayı” kabul edebiliriz. Mutlu olmak çoğu zaman beklentiler ile ilgilidir. Her insan mutluluğu kendi ölçütleriyle belirler. “Mutlu oldum” demedikçe kimsenin mutlu olmaması bunun kanıtıdır. Yine, siz mutluyum dediğiniz sürece kimse mutluluğunuzu alamaz. Mutluluk kişiseldir ve çoğunlukla hayattan beklentiler ile ilgilidir.

mutluluk

İbn-i Sina’ya göre mutluluk dünyevi olandan bağımsızdır. Mutluluğa akıl ile erişilir.

Gazali Kimya-yı Saadet eserinde İslam’ın gereklerine uygun yaşamayı ve dolayısıyla günahtan kaçınmayı kurtuluşun ve mutluluğun çaresi olarak görür.

Farabi‘ye göre insan mutlu olmak için yaratılmıştır. Sınırlı olsa da mutluluğu tek başına gerçekleştirebilir. İyi davranışlarının hedefi mutluluktur ve davranışlar sadece erdemle yönlendirilirse mutlu olunabilir.

Schopenhauer mutluluğun doyum sağlanan bir şey olduğunu söylemiştir. İnsan istedikçe ister ve her doyum yeni bir isteğe yol açar. Bu da sürekli bir tatminsizlik getirdiğinden ıstırabın uzatılmasına yol açar. İştah ve bencillik engellenmedikçe mutlu olunamaz. İstekler acılar ile birlikte gelir.

Nietzche’ye göre mutluluk insan eylemlerinin en yüksek amacı olan durumdur. Ahlaklı olmak için yapılan davranışların daha çok mutsuzluğa yol açtığını ve içgüdüleri bastırmanın mutluluğu engellediğini söyler. Gerçek mutluluk üstinsanı yaratmakla mümkün olacaktır.

Mutlu olmak için kendinizden başka ihtiyacınız yok. Yetinmeyi bilmekten başka bir şey öğrenmeniz gerekmiyor. İnsanın sınırsız istekleri arasında kendi iç dünyanıza bakıp yetkin olduğunuzu anlamanız dışında bir felsefe de lazım değil. Mutlu olmak için başkalarına bakmayı bırakıp kendinizi fark etmeniz ve yetinmeniz gerekiyor. Başkalarına göre yaşama hastalığından kurtulabilirseniz, mutluluğun her zaman sizinle olduğunu göreceksiniz.

mutluluk

Schopenhauer”in mutluluk reçetelerinden biri şudur:
…Sahip olmadığımız bir şeye bakarken bizde hemen “Bu benim olsaydı nasıl olurdu?” düşüncesi doğar ve bu şeyin eksikliğini duyumsatır. Bunun yerine daha sık  “Bu bende olmasaydı nasıl olurdu?” diye sormalıyız. Sahip olduğumuz şeylere ara sıra onu yitirdikten sonra gözümüze nasıl görüneceğini düşünerek bakmaya çalışmalıyız; üstelik bu her ne olursa olsun, mülkiyet, sağlık, dostlar, sevgililer, kadın, çocuk, at veya köpek… Çünkü şeylerin değerini ancak onları yitirdiğimizde anlarız. Buna karşılık o şeye önerilen biçimde bakmamızın sonucunda onun varlığı bizi eskisinden daha çok mutlu eder ve onu yitirmemek için her türlü önlemi alırız…”

Kalıcı bir hazzın her şeye yeterli oluşunun yol açtığı durgunluk insan için katlanılmazdır, diyor Schopenhauer… Ve ekliyor:
“Engelleri aşmak, varoluşun en büyük hazzıdır, bunlar ticarette ve iş yaşamında olduğu gibi maddi türden de olabilir, öğrenmede ve bilimsel araştırmada olduğu gibi düşünsel türden de olabilir; bu engellerle savaşmak ve onları yenmek mutluluk verir.”

Ezgi Akyürek

Psikolog/aile danışmanı/uzman eğitmen