5Geliyor

Bir gün bir şey çıkar ortaya insanlığın hayatı değişir, farklılaşır. Çok zor olan bir şey bir anda kolaylaşır. Mucitler hep bu niyetle hareket ediyor zaten; insan hayatını kolaylaştırmak ve yaşam standartlarını yükseltmek için. Mobil internet devrimi de bunlardan biriydi. Özellikle 1990’lı yıllardan itibaren 1G ile başlayan ve ardından 2G, 3G, 4G(LTE) ile devam eden, derken şimdi de 5G’nin kapıya yaklaştığı bir devrim. Hiç şüphesiz ki 3G bunların en önemlisiydi, bu teknolojinin en çok yaygınlaştığı vakitler 3G-tüketicilerin benimseyiş noktası oldu- ortaya çıktığında yaşandı. Ardından tüketiciler kolayca 4G’ye geçti ve şimdi de 5G geliyor.

Bu Altyapılar Arasındaki Fark veya Farklılıklar Nelerdir?

5g

1G’den 5G’ye kadar ki yolculukta çok farklı altyapı hizmetleri geliştirilmiş ve kullanılmıştır. Bunlar; GSM, AMPS, GPRS, EDGE, TDMA, CDMA, HSPA, UMTS, LTE, MIMO, OFDM, WIMAX olarak sıralandırılabilir. Ancak, bu altyapıların birbiriyle kesin olarak ayrılmış bir tarafı yoktur. Her biri, bir diğerinin geliştirilmiş versiyonudur. Ve bazen bu kavramlar birbirinin yerine kullanılabilmektedir. Bunları anlamak ve araştırmak hiç kolay bir iş değil. Çünkü, her bir altyapı başlı başına bir doktora tezi konusu. Her biri ardında çok derin matematik, fizik ve kimya konusu barındırıyor. O yüzden sadece isimlerini zikredeceğiz.

1G (AMPS, GSM) (1980)

Burada kullanılan sinyal türü analog olup, veri güvenliği hiç yoktu. Yani sinyal şifrelenmeden alınıp gönderiliyordu. Eğer bunlar günümüzde kullanılıyor olsaydı, çevredeki sinyal sayısının fazla olmasının da etkisiyle başka kişilerin telefon konuşmalarının sizinkiyle karışma ihtimali çok yüksek olurdu. Yani siz annenizle konuşurken sizin yakınlarınızda sevgilisiyle konuşan bir kişinin söylediklerini duyabilirdiniz. Bu durum radyo sinyallerinde yaşanmaktadır. Bazı kanalların birbirine dolandığına tanık olmuşsunuzdur. Yine 1G sinyallerinde, sadece ses iletimi yapılıyordu. SMS, MMS gibi servisler kullanılmıyordu. 1G maximum 2.4 Kbps hızına ulaşmıştır.

2G (CDMA, GSM, GPRS, EDGE, TDMA) (1990)

2G ile sinyallerde dijitalleşme başlamıştır. Artık alınan ve gönderilen veriler şifrelenebiliyordu. SMS, MMS, dahili dolaşım, konferans görüşmeleri, çağrı bekletme ve servislere dayalı faturalandırma hizmetleri 2G ile sunulmaya başlanmış. 2G den donra bu teknoloji biraz daha geliştirilmiş olup 2.5G ve 2.75G tüketicinin kullanımına sunulmuştur.

3G (HSPA, UMTS)(2001)

3G de ise artık internet dediğimiz şeyi görmeye ve kullanmaya başladık. Cep telefonlarında, internette sörf yapma, mail atma, video indirme (burada kastedilen izleme), fotoğraf paylaşma gibi temel özellikler kullanılmaya başlandı. Burada akıllı telefon endüstrisinde meydana gelen büyük gelişmelerin katkısı da yadsınamaz. 3G’de uluslararası kuruluşlar tarafında belirlenen minimum hız 200Kbps’dir. Bu hızın altı 3G sayılmıyor. 3.5G ve 3.75G burada kullanılmıştır.

4G (LTE, MIMO, OFDM, WIMAX) (2009)

2007 yılından itibaren hayatımızda yer edinmeye başlayan ve şu an hala dünya genelinde yaygınlaşma sürecini sürdüren 4G mobil veri sinyalleri ile artık telefonlar bir çeşit bilgisayar statüsüne kavuşmuştur. Şöyle ki, artık telefonlara da tıpkı bilgisayarlarda olduğu gibi IP adresleri tanımlanmıştır. Mobil online oyun oynayanların sayısı da yine bu dönemde artış göstermiştir. Burada da yapılan geliştirmeler sonucu biraz daha gelişmiş olan 4.5G sürümü kullanılmıştır.

1G’den, 4G’ye kadar ki süreci halk nezdindeki kullanım açısından karşılaştırmış olduk. 5G’de ise biraz teknik konulara değinmek zorundayız. Aksi taktirde hem 5G’yi hem de önemini anlayamamış olacağız.

Ve 5G (NR) (2019)

5G diğerlerine kıyasla aslında bir oyun kurucu olarak geliyor. Bu mobil teknoloji ile birçok değişiklik yaşanacak ve yaşanacak bu değişiklikler dünyanın sanayide söz sahibi olmak isteyen devletleri açısından çok büyük bir önem arz ediyor. Bu yüzden dünyanın önde gelen ilk otuz ülkesi bu teknolojiyi evlerine getirmek için çok yoğun bir çaba harcıyor.

5G

5G’nin Farkı Nedir, Beraberinde Neler Getiriyor?

Burada konuyu netleştirmek için yukarıdaki gibi yüzeysel değil biraz daha detaylı olarak biraz da teknik yönlerine girerek açıklamak gerekirse 5G baz istasyonları, wi-fi cihazları ve cep telefonlarında önemli birtakım değişikliklere yol açacak.

 Öncelikli olarak baz istasyonlarını ele alacak olursak, bu baz istasyonları 4G’den farklı olarak üç farklı frekans bandında sinyal kullanacak. Bunlar 1GHz altı band, 6GHz altı band ve 6GHz üstü bandlar olarak sınıflandırılıyor. Şu an 4G için 1GHZ altı ve 6GHz altı bandlar kullanılıyor. Zaten 5G’nin en büyük farkı da buradan kaynaklanıyor. 6GHz üstü frekanslar ilk defa mobil iletişim kategorisinde kullanılacak. 6GHz üstü dalga derken bilim adamlarının daha çok 30 ile 300 GHz arasındaki frekansları kullanacağını söylemek lazım. 6GHz üstü dalgalar bir başka şekilde milimetrik dalga olarakta tanımlanıyor. Milimetre boyundaki dalga boyuna sahip olan bu dalgaların ne yazık ki kötü birkaç tarafı var.

Bu dalgalar aslında yüksek enerjili olmalarına rağmen, sinyaller havada ki moleküller, binalar ve yağmur gibi etkenlerle kolayca etkileşime giriyor ve sinyal enerjisi düşüyor. Bu sinyallerle uzaklara iletim mümkün olmadığından çözüm olarak her mahalleye bir baz istasyonu-mini bir baz istasyonu- kurulması yönünde karar alınmıştır. Evet, yanlış okumadınız her mahalleye bir baz istasyonu. Türkiye’de üç tane operatör olduğunu düşünürsek her mahalleye üç tane mini baz istasyonu.

İyi tarafından bakacak olursak ise 4G altyapısına sahip bir baz istasyonu maksimum 4 bin cihazla bağlantı kurabiliyorken 5G altyapısına sahip bir baz istasyonu 1 milyon cihazla bağlantı kurabiliyor. Üstelik indirme ve yükleme işlemlerini çift kanaldan değil tek kanaldan yapacak.

Milimetrik dalgalar bugüne kadar sadece uzaydaki uyduların birbiriyle iletişim kurmasında kullanıldı. Diğer alanlarda kullanılmamasının bir diğer sebebi anten teknolojisinin bu dalgalar için yeterince gelişmemiş olmasıydı. Bu sorun yavaş yavaş aşılırken Bilim adamlarının 6Ghz altı bandını neden kullanmak istemediğini yanıtlayalım. 6Ghz altı frekans bandı mobil internet dışında birçok cihazda (wi-fi’ler, Bluetooth, NFC, TV yayınları ve diğer kablosuz aygıtlar) kullanılıyordu. Ve bu cihazların sayısı çok fazla arttığı için frekans kirliliği meydana gelmeye başladı. Bu kirlilikten kaçmak için 6GHz üstü frekanslar kullanılacak. Bir diğer artı özellik olarak, bu frekans bandında çok yüksek miktarda veri iletimi mümkün olacak. Ve yeni nesil baz istasyonları çok daha verimli bir şekilde çalışacak, %90’lara varan verimlilik…

Baz istasyonlarını bir kenara bırakıp cep telefonlarında yaşanacak gelişmelere gelecek olursak cep telefonlarında 5G uyumlu işlemciler, çipler, sim cartlar ve antenler kullanılacak. Batarya konusunda bir ikilem söz konusu. Kimileri 5G’nin daha fazla işlem gücü gerektirdiği için daha fazla batarya tüketimine sebep olacağını söylerken kimileri de işlemciler için verimlilik artışını öne sürerek daha az güç tüketimine neden olacağını söylemekte. Sonuçları hep beraber göreceğiz. Wi-fi cihazlarında yaşanacak gelişmelere, daha sonra başka bir yazıda değineceğim.

5G Pratik Olarak Ne Getirecek?

  • Pratik olarak internet hızı 4 katına çıkacak (teorik olarak 100 kat)
  • Tepki süreleri 70 milisaniyeden 3 milisaniye değerlerine düşecek, oyunlarda yaşanan ping değerleri sıkıntısı minimum seviyeye inecek, internette gezinirken tıkladığımız her şey derhal açılacak.
  • Daha fazla veri transferi olacak
  • Baz istasyonları daha fazla cihaza bağlanabilecek
  • Sanal gerçeklik gözlüklerinin kullanımı artacak
  • Akıllı şehir ve akıllı ev konsepti daha da yaygınlaşacak ve gelişecek
  • İnternette canlı yayın izlerken 3-4 saniye gecikmeli gelen videoların gecikme süreleri 1 saniyenin altına inecek
  • Bulut teknolojileri kullanımı artacak, daha pratik olacak ve yeni fonksiyonlar herkes için aktif hale getirilecek
  • Otonom araçların kullanımına zemin hazırlanmış olacak ve kullanılacak. Trafik akışı hızlanacak, kaza oranları azalacak.
  • Bulut tabanlı oyunlar çıkacak ve vazgeçilmezlerden olacak.
  • Nesnelerin interneti teknolojisi yaygınlaşacak. Evimizdeki buzdolapları, klimalar, çamaşır makinaları, bulaşık makinaları, pencereler, kapılar, ayakkabılarımız, çantalarımız, saatlerimiz, gözlüklerimiz vb. her şey internetle çalışacak.
  • Yüksek kapasitedeki 32GB, 64GB, 128GB, 256GB, 512GB, 1TB rom değerlerine sahip bilgisayar ve telefonlara ihtiyaç kalmayacak, her şeyimizi Bulut’a yükleyip kullanabileceğiz.

Ekonomik Güç Olarak 5G

Geçtiğimiz haftalarda Hollanda’da 5G denemesi yapılırken deneme bölgesi içerisinde deney başladıktan hemen kısa bir süre sonra 300’den fazla kuş aniden öldü. Yüksek frekansın bazı canlılara ne getireceği belirsiz. Dünya genelinde bir anda yaşanacak baz istasyonları sayısındaki artışa tepki olarak birçok ülkede Tabipler Birliği 5G’yi kınayan açıklamalar yaptılar ve biraz daha test edildikten sonra kullanılmasına karar kılınmasını istediler. Ne yazık ki hiçbir ülke bedeli ne olursa olsun, 5G’ den bir adım dahi geri adım atmayacak. Çünkü 5G endüstriyel anlamda Endüstri 4.0 tabanlı gelişmiş otonom fabrikaların altyapısında kullanılacak. Rekabet doruk noktasına ulaşacak. Hükümetler endüstri 4.0 can damarını oluşturacak olan bu nimeti kaçırmak istemiyor.

Ülkemizde de BTK (Bilgi Teknolojileri Kurumu) tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’nin 5G çalışmalarına adapte olmaya çalıştığı ayrıca Türkiye’nin 5G’yi kullanan ilk ülkelerden biri olacağı söylendi. Tahminlerime ve yapılan çalışmalara baktığımda 2020 itibariyle ülkemizde 5G kullanılmaya başlanacak. Türkiye bu alanda özellikle güvenlik sebebiyle yerli baz istasyonu çalışmalarını 2013 yılında Aselsan öncülüğünde başlatmıştır. Şu an 800’den fazla baz istasyonu kullanımda olup yerlilik oranı çok yüksek düzeydedir. ULAK Projesi kapsamında üretilen bu baz istasyonları 4G altyapısında olup 5G için çalışmalar başarıyla devam etmektedir. Türkiye bu alanda önümüzdeki yıllarda 5 ila 10 milyar dolar arasında bir kaynak tasarrufu sağlamayı öngörüyor. Yurtdışına olan bağımlılığını azaltacak.

Sonuç olarak; 5G geliyor.